beni niye sevmedin?
Kimin yerine koydun beni dudaklarımdan öperken? Kimdi sol tarafını o denli güçlü çarptıran? Önemli olan benim sıcaklığım mıydı, yoksa o sıcaklıkta başkalarını hissediyor olman mıydı? O sol tarafına kurulmuştu bir kere. Peki ben hayatının neresindeydim? Yalnızca yaralarını saran sıradan bir kişi miydim, yoksa benimle olmayı istediğin için mi yanımdaydın? İçinde açtığı yaralarla bile onu severken, benim seni sevebilecek olma ihtimalim hiç mi korkutmuyordu seni? Bazen birilerini ne kadar süredir tanıyor olmanın önemi olmuyor. Bir anda girdin hayatıma, bir anda bütün hayatımı kapladın ve bir o kadar ani bir şekilde çıkıp gittin hayallerimden. Belkide yıllardır kimseye bu kadar güvenmemiştim. Belkide yıllardır kimsenin yanında bu kadar iyi hissetmemiştim. Oysa hep yanımda kalmalıydın. Böyle anlaşmıştık değil mi? Mutluyken de, mutsuzken de demiştik. O banka oturduğumuzda bizden önemli hiçbir şey olamaz demiştik. Ben seni herkesten farklı tutarken, sende herkes gibiymişsin meğer. Ve ben bir kez daha yanılmışım, yenilmişim. Bir kez daha çok erken kapılmışım boş hayallere. Sen her şeyim gibi görünen hiçbir şeyimmişsin meğer.

Kimin yerine koydun beni dudaklarımdan öperken? Kimdi sol tarafını o denli güçlü çarptıran? Önemli olan benim sıcaklığım mıydı, yoksa o sıcaklıkta başkalarını hissediyor olman mıydı? O sol tarafına kurulmuştu bir kere. Peki ben hayatının neresindeydim? Yalnızca yaralarını saran sıradan bir kişi miydim, yoksa benimle olmayı istediğin için mi yanımdaydın? İçinde açtığı yaralarla bile onu severken, benim seni sevebilecek olma ihtimalim hiç mi korkutmuyordu seni? Bazen birilerini ne kadar süredir tanıyor olmanın önemi olmuyor. Bir anda girdin hayatıma, bir anda bütün hayatımı kapladın ve bir o kadar ani bir şekilde çıkıp gittin hayallerimden. Belkide yıllardır kimseye bu kadar güvenmemiştim. Belkide yıllardır kimsenin yanında bu kadar iyi hissetmemiştim. Oysa hep yanımda kalmalıydın. Böyle anlaşmıştık değil mi? Mutluyken de, mutsuzken de demiştik. O banka oturduğumuzda bizden önemli hiçbir şey olamaz demiştik. Ben seni herkesten farklı tutarken, sende herkes gibiymişsin meğer. Ve ben bir kez daha yanılmışım, yenilmişim. Bir kez daha çok erken kapılmışım boş hayallere. Sen her şeyim gibi görünen hiçbir şeyimmişsin meğer.

Sonra birisi giriyor hayatınıza, bütün acılarınızı sarıyor. Yanındayken bütün dertleri bir kenara bırakıp sadece onunla olmanın keyfini yaşıyorsunuz. Öyle güçlü sarıyor ki sizi, sanki kemiklerinizi kıracakmış gibi hissediyorsunuz. Elleri ellerinizdeyken öylesine kalabalık oluyorsunuz ki, içinizden geçen duyguların tarif edemiyorsunuz. Hani böyle, konuşmak istiyorsunuz, sürekli konuşmak. Ama hep susuyorsunuz. Hep kelimeler boğazınızda düğüm oluşturuyor. İçinizdeki şey sevgi değil, aşk değil fakat öyle küçük duygularda değil. Mesela her sabah uyandığınızda sırf onu görebilmek için sabırsızlıkla akşam olmasını bekliyorsunuz. Yanınızdayken dahi özlemeye başlıyorsunuz. O sizin bu kadar her şeyiniz olmuşken, yollarınız ayrıldığında anlıyorsunuz ki; siz onun hiçbir şeyi olamamışsınız.

Sonra birisi giriyor hayatınıza, bütün acılarınızı sarıyor. Yanındayken bütün dertleri bir kenara bırakıp sadece onunla olmanın keyfini yaşıyorsunuz. Öyle güçlü sarıyor ki sizi, sanki kemiklerinizi kıracakmış gibi hissediyorsunuz. Elleri ellerinizdeyken öylesine kalabalık oluyorsunuz ki, içinizden geçen duyguların tarif edemiyorsunuz. Hani böyle, konuşmak istiyorsunuz, sürekli konuşmak. Ama hep susuyorsunuz. Hep kelimeler boğazınızda düğüm oluşturuyor. İçinizdeki şey sevgi değil, aşk değil fakat öyle küçük duygularda değil. Mesela her sabah uyandığınızda sırf onu görebilmek için sabırsızlıkla akşam olmasını bekliyorsunuz. Yanınızdayken dahi özlemeye başlıyorsunuz. O sizin bu kadar her şeyiniz olmuşken, yollarınız ayrıldığında anlıyorsunuz ki; siz onun hiçbir şeyi olamamışsınız.

Karşımdaydı. En masum ve en savunmasız haliyle. Ağlıyordu. Dudaklarından hiçbir kelime dökülmüyordu şimdi, bütün kelimeler boğazında düğümlenip kalmıştı. Cebinden sigara paketini çıkartıp, bir tane sigara yaktı ve ekledi ”Bir tek o kaldı yanımda, artık karışma..”
Konuşmakta güçlük çekiyordu. Kalbi acıyordu çünkü. Sevdiği kadın onu terk ediyordu.. Sahi erkekler ağlamazdı değil mi? Ağlıyormuş işte. Erkeklerde ağlayabiliyormuş. Çok canı yandığında, üzüldüğünde, kırıldığında, gitmek istemediğinde…
Ellerimle gözyaşlarını sildim o gece orada. ”Üzülme, hep seninleyim” dedim. Ve ben yine gidemedim. Ve ben yine her şeyi içime gömüp, kimse üzülmesin diye kendimi büyük bir uçuruma doğru ittim. 

Karşımdaydı. En masum ve en savunmasız haliyle. Ağlıyordu. Dudaklarından hiçbir kelime dökülmüyordu şimdi, bütün kelimeler boğazında düğümlenip kalmıştı. Cebinden sigara paketini çıkartıp, bir tane sigara yaktı ve ekledi ”Bir tek o kaldı yanımda, artık karışma..”

Konuşmakta güçlük çekiyordu. Kalbi acıyordu çünkü. Sevdiği kadın onu terk ediyordu.. Sahi erkekler ağlamazdı değil mi? Ağlıyormuş işte. Erkeklerde ağlayabiliyormuş. Çok canı yandığında, üzüldüğünde, kırıldığında, gitmek istemediğinde…

Ellerimle gözyaşlarını sildim o gece orada. ”Üzülme, hep seninleyim” dedim. Ve ben yine gidemedim. Ve ben yine her şeyi içime gömüp, kimse üzülmesin diye kendimi büyük bir uçuruma doğru ittim. 

Ankara kimine bir şehir kimine bir şiir gibi.
”özledim” demeyeceğim artık sana. ”gel” demek yok. ”seviyorum” demek yok. olur olmadık zamanlarda aklıma gelişlerin yok. kalbime gömüyorum ben seni. kalbimin derinliklerine. istediğini yapıyorum ve gidiyorum düşlerinden. mutlu ol, eskisi kadar yoksun artık bende. eskisi gibi bakmıyor artık gözlerim. eskisi gibi çarpmıyor kalbim. ve eskisi kadar üşümüyor ellerim ellerini.

”özledim” demeyeceğim artık sana. ”gel” demek yok. ”seviyorum” demek yok. olur olmadık zamanlarda aklıma gelişlerin yok. kalbime gömüyorum ben seni. kalbimin derinliklerine. istediğini yapıyorum ve gidiyorum düşlerinden. mutlu ol, eskisi kadar yoksun artık bende. eskisi gibi bakmıyor artık gözlerim. eskisi gibi çarpmıyor kalbim. ve eskisi kadar üşümüyor ellerim ellerini.

ya ben aldığım renkli kalemlerle bile mutlu olabilen bir insandım. beni nasıl üzersin?

İnsanın çevresinde gerçekten ”dostum” diyebileceği birinin bile olmaması çok acı verici bir şey.